Kurşunlar öldürmüyorsa bizi
Ne yaparsam yapayım çıkamadığım bu dehlizlere, Seni sürüklemek acı verir bana sevgili; Sitemli bir sözün; yağlı urgan gibi boynuma dolandığında Çektiğim acıların tarifi yok. Senli bir dünyanın imkansızlığında boğulan bir haykırışın, Yetim kalmış sesleri çınlar yüreğimde... Hırçın her sözün; terkedilişimin resmi sanki. Soğuk, ayaz kışlara ne hacet! Yokluğunun, ıssız odaları varken. Yağmurlara kızmam; gözyaşlarım ruhumu kırklamışken. Zamana attığım kurşunlar öldürmüyorsa bizi, Umudu gizlediğimiz kuytulardır müsebbibi. Çıka gelecek bir bayram günü, bir kavuşma hikayesi... Kandırılmış çocukluğumuz gibi, eylediğimiz, Her güne adanan dileklerin ağacından sarkan düşler, Sana, bana bize gökten düşercesine pay edildiler. Şimdi sadece dileklerinde var olmak, Düşlerine gizlenmek düşmüşken bana, Kızamam o kayıp yarınlara. Tutunamam gözlerindeki uçurumun çaresiz dallarına... Ellerinde hayat bulamazsam eğer; Kayıp gidecek bir yağmur damlasının tükenişi gibi olacak sonu bu hikayenin Sen başka bir sabaha uyanırken, Ben, adını bilmediğim bir karanlıkta kaybolacağım. Mediha S.U. 14.09.2026 #ask