Yağmur ve Ağaç
Anneciğim aniden bıraktığın koca boşluk Toprağın altında sızlayan kökler gibi hâlâ Gövdemden eksildi ya serin suların Yıllardır içimde taşa döndü Sana ettiğim veda... Anne! Bilirsin sen Bir çam ağacıyım ben Unuttum zaman zaman güneşi toprak öksüz bıraktı beni kafasına estimi... Bugün günlerden doğum günü Fakat gökyüzü ağlıyor bak Gri bulutlar delindi sağanak sağanak iniyor yeryüzünün gözlerine... Her bir damla senin eksik kalan şefkatin gibi Parmak uçlarımdan sızıp iniyor ... Gözyaşımın rengi yağmur Göğsümün yangını sırılsıklam Ve bu kimsesiz, bu ıslak bahçede Tıpkı gidişin gibi aniden Bir aşk değdi yapraklarımın en gizli yerine Beklemediğim anda mucize gibi İçimde kırılan dallara can üfledi o nefes... Öyle güzel ki Sanki senin toprağa karışan ellerin annem Bana bu kez sevdiğimin kalbiyle değdi... Ağlıyorum... Gökten inen sularla karışıyor yaşım Bir yanda annesizliğin o buz gibi kimsesizliği Diğer yanda aşkla çarpan gövdem... Ben bugün, yağmurun altında Hem en büyük acısından öksüz kalan Hem de aşkın ellerinde yeniden doğan O garip O güçlü Çam ağacıyım... #sbib