YARASI SAKLI ŞİİRLER
Söylediğim şarkılar ağlar uzun zamandır, Anlattığı hüznün sokakları, hiç bir haritada yer bulamamış, Hiç bir gecenin huzuruna yazılmamıştı hatta kaderimiz. Sanki tüm zamanların suyu çekilmiş; Kuraklığa teslim bir toprağın çırpınan kuşları gibiydik. Sabır zerk ederken dilim, yüreğim zehirleri kusar her gün. Birbirine savaş açmış iki düşman ülkenin, Savaşında ziyan olmuş umutlar gibiyiz işte... Ne kalmaya yetecek kadar sebep bırakıyor bize hayat, Ne de gitmeye cesaret edebiliyoruz; Vakti çoktan geçmiş bir yağmurun, Pencerelerde unutulmuş buğusuyuz belki de. Sözlerimiz birbirine değse de, yürek yürekte ezilirken, Varılamayan bir zamana hapsolmuşuz. Yarım kalan cümlelerin yarattığı bir infial bu, Yıkar bu kenti; bu çaresizlik. Yolun düşsün yine eski bir akşama; Şarkılara küsme! beni sana çalan eski bir notada; Bir nakarata kondurmuşuz geceden bir evi, Geceye ayı düşürmüşüz, yıldızları heybemize sığdırmışız. Bir masal gibi bırakmışız sevdayı gökyüzüne. Güneşin doğumuna az kaldı yine, İçimin iç meselesi, ömrümün unutulmuş yazısı Narına yandığım şiirlerimin vardığı bir zaman atlası Bir sevda hikayesi işte. Varı yoğu bir sen; bir de benden arta kalan yarası saklı şiirler. Mediha S. U 28.09.2026