Senden Sonra Her Şeye‎

‎ ‎Gidişin bir tek seni götürseydi ‎ardından kapıyı kapatırdım. ‎Sen benim içimde ‎birbirine açılan odaları da götürdün; ‎şimdi hangi kapıya varsam ‎dışarıdayım. ‎ ‎O gece ‎sesim sesime çarpa çarpa kırıldı. ‎Duvarlar sabaha kadar ‎benden duyduklarını geri verdi; ‎sana yetişmedi ‎bir hecesi bile. ‎ ‎Ey yüzünü ezbere bildiğim, ‎yokluğunda kendimi tanıyamadım. ‎Adımı söylediler, ‎bir başkasına seslenilmiş gibi ‎başımı çevirmedim. ‎ ‎Sonra yollara düştüm. ‎Seni aramakla başladı, ‎kendimi kaybetmekle sürdü. ‎Her köşeyi döndüm; ‎bir senden ‎dönemedim. ‎ ‎İçimde bir dal ‎hâlâ sana doğru uzanıyor. ‎Ucunu yaktığın yerden ‎sızıyor bahar. ‎Ne zaman başka bir hayat kursam ‎temelinden ‎senin adın çıkıyor. ‎ ‎Bir zamanlar ‎yarını konuşurken gülümserdik. ‎Şimdi gelecek zaman ‎ağzımda çekilmiyor; ‎bütün fiiller ‎sana varınca geçmiş oluyor. ‎ ‎Hoşça kal, ‎yüzümü yüzüne yakınken sevdiğim günler. ‎Hoşça kal, ‎bir omuza bırakılacak kadar ‎hafif olduğum akşamlar. ‎Şimdi kederim ‎kendi ağırlığı altında ‎bana yaslanıyor. ‎ ‎Sana son kez ‎Allah’a emanet ol dedim. ‎Sesim orada çözüldü. ‎ ‎Seni korusun diye ‎ellerimi açtım göğe; ‎içimde sana darılmış ne varsa ‎o duaya katıldı. ‎ ‎Bir daha sever miyim, ‎bilmiyorum. ‎Bildiğim: ‎biri elimi tutsa ‎parmaklarım önce ‎seni hatırlayacak. ‎ ‎Sen gittin ya ‎Ben ardından ‎hayata dönmeyi denedim. ‎ ‎Sana son kez Allah’a emanet ol dedim. Seni inciten dünyaya bir de ben eklenmeyeyim diye kırgınlığımı yuttum. ‎Ardından adını söyleyecek oldum; dudaklarım birbirine kapandı. İnsan bazen sevdiği uzaklaşabilsin diye kendi sesine kıyıyor. ‎ ‎Sen gittin. ‎Ben o son bakışta kaldım; ‎senden sonra gözlerime kim baktıysa ‎seni uğurladım.