sen sen sen

​Sen göğsümün sol kıyısında kum saati, Adınla akar, durur zaman gövdemde Sen bağrıma basılmış mühürlü haritam Kaybolmam bulurum yolumu bu kafeste. ​Sen kurak yaz günüme düşen ilk yağmur Suya bezendi ellerim toprağım ıslandı seninle... Biz dökülen iki nehir denize Sen limanımsın ve sığınağım takılıp kaldığım kirpiklerin... Gönlüme açılan o ahşap kapı gözlerin Ruhum senin elinde köpüren kahve Şafak vaktidir bakışın çatık kaşlı geceme Ve Karanlıkta kaybolan pusulamın ibresi ... Seninle dolu bütün meylerim kadehlerim... Şu lâl coğrafyada nihayet göğsündeyim Yıllar sonra nihayet kendi evimdeyim...