körebe...
Neden şimdi ? Beş yıl, on yıl önce değilde neden şimdi sevgili ? Hatta hayatımıza giren herkesten evvel birbirimizin olmalıydık. Düşünsene, O zamanlar her şey başkaydı Aşk denilen büyünün en saf hali Elimizi kolumuzu bağlı tutan şu andan muaf Yan yana atan iki kalp... Aynı mahalle çocukları olsaydık seninle Birbirini bahçe duvarı ayıran iki ev, Apartman dairelerinin soğukluğundan uzak. Birbiri ile masum bir aşka tutuşan iki el... Kırmızı boyalı kalem ile geçici dövme yapardık birbirimizin koluna Üzerinden ok geçen kalp Okun ucunda baş harflerimiz Manzara resimli takvim yaprakları ile kaplanmış defterlerimizde Teneffüs zilinde vermeye can attığımız Notlar yazardık sevgi dilinde Matematik ödevini bahane ederek bir diğerimizin evine gider Ela ve kahvenin Ete kemiğe bürünmüşlüğü ile Göz göze gelebileceğimiz her anı kollardık Köşe başında buluşup, Bizim yerimiz dediğimiz o çınarın altında, Terlesede avuçlarımız Son ana kadar kenetli ellerimizi ayırmazdık birbirinden. Papatya toplardık egzoz dumanlarından uzak kırlarda Hiç fal bakmazdık, birbimizi ne denli sevdiğimizin eminliğinden Öpüşmek için mazaret ararken yanaklarımız kızarırdı Alından öpmek ve komşu bahçeden erik çalmak günah değildi çocuklar için. Sıcak ekmek alırdık fırından, katığımız aşkımızdı en saf ve doğalından. Oyunlar oynardık kaldırım taşında, Birimiz hemşire diğeri ona hasta, Duygularımızın kirlenmediği çocukluğumuzda Ayaklarımız yerden kesilirdi heyecandan Üzerine uzanıp yeşil denizin, hayaller kurardık, Simit başka lezzetliydi bizim için, Hiç göremediğimiz martılar yerine yarımşar ikimizin paylaştığı. Keşke çocukluk aşkı da olsaydık sevgili, En güzelinden sonsuz sevdamız. Bir de çocuklarımıza anlatmakla bitmeyen, Beraber büyüdüğümüz anılarımız. Kalbime sobelendin, elim sende. Sen bana sevgili, ben sana kör ebe...