MÜHÜR

Gece lacivert bir kadife gibi serilir arımıza Zamansa parmaklarının ucunda eriyen bir mum fitili Dünyanın bütün gürültüsü kapının dışında kalır. İçeride yalnız nefeslerimizin ahengi Yalnızca gözlerinin kuytusunda biriken o sessiz amber ​Bir dokunuşla başlar gecenin ilk dizesi Gövdemizdeki tüm yorgunluklar sökülür birer birer ​Suskunluğumuz iki eski dost gibi oturur yanımıza; Ne söze ihtiyaç var bu saatte Ne de adını koymaya zamanın… Şakaklarına değen her fısıltı Tenin hafızasına kazınan en zarif mühür (dür) ​Odamızın tavanında beliren gölgeler Bir nehrin ağır ağır akışı gibi sarar bizi. ​Sana sokulmak Bütün yollardan dönüp en güvenli limana yanaşmak gibi. Işığın kırıldığı çizgide Sabahın ilk cıvıltılarına kadar süren Bir rüyanın tam ortasında birbirimize teslimiz. ​Ve gün ağarırken penceremizden Geriye kalan Tenimizde gezinip duran lekesiz ve zamansız huzur…