YÜREĞİNDE ÖZGÜR

Özleyebilir miyim bir kuşun kanadındaki aşkı? Dokunabilir miyim, büyük bir gürültüyle düşen yaprağın sesine? Ya da yanağımdan süzülen bir damlayla, gözlerindeki okyanusa karışabilir miyim? Hani, hani mavi benekli çocuklar gibi… Özgür olabilir miyim yüreğinde? Bir sabah uyansam gözlerinin kıyısında… Saçlarımda deniz kokusu, avuçlarımda yarım kalmış düşlerim… Hiçbir korkuya adımı vermeden, sığınabilir miyim sana? Mesela, sus desem zamana… Bir anlığına dursa bütün gidişler… Ne ayrılık bilse yolunu, ne de özlem üşütse geceleri. Ben, senin en savunmasız yerinde, bir çocuğun gülüşü olsam… Ne geçmişin yükünü taşısam, ne de yarına yetişmek için çaba harcasam… Yalnızca sevmek istesem… Bir kuşun göğe inandığı kadar, bir dalın bahara tutunduğu kadar, bir denizin maviliğine güvendiği kadar… Hiçbir korkuya adımı vermeden, sığınabilir miyim sana? Sara bilirmisin beni? Söyle şimdi, sevgilim… İnsan, bir başka yürekte, kendine yeniden doğabilir mi? Yoksa aşk dediğin, kanatlarını göğe açıp, uçmayı en çok istediğin yerde, bir ömür kanat çırpmak mıdır? Hani diyorum sevgilim… Kirpiklerimden döktüğün her damlayı kurutsan… Yüreğimde açtığın her yarayı sarsan… Tutup elinden mutluluğu kapıma getirsen… Oturup beraber, kırdıklarımızı, döktüklerimizi, un ufak edip dağıttıklarımızı toplasak yeniden göğsümüzden… Özleyebilir miyiz bir daha… Bir kuşun kanadındaki aşkı? Sence? Söyle bana sevgilim Hiçbir korkuya adımı vermeden, sığınabilir miyim sana?