ATİLLA İLHAN KİMDİR?
İzmir’de Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Karşıyaka Ortaokulu'nda temel eğitimini tamamlayan Attilâ İlhan, Atatürk Lisesi’nde öğrenciyken yaşamının ilk büyük çalkantısını yaşadı. Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Ancak bu olay, onun eğitim yolculuğunun sonu olmadı. Danıştay kararıyla eğitimi sürdürme hakkını kazandı ve İstanbul’da Işık Lisesi’nden mezun oldu. Yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam etti, fakat buradaki eğitimini yarıda bıraktı. Attilâ İlhan’ın yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biri de Paris’te geçirdiği yıllar oldu. Toplamda altı yıl boyunca aralıklarla Paris’te yaşayan İlhan, burada edindiği bilgi birikimi ve entelektüel birikimle Türkiye’ye döndü. Bu dönem, onun edebi üretkenliğine ve düşünce dünyasına önemli katkılarda bulundu. Türkiye'ye döndükten sonra çeşitli gazete ve dergilerde çalışma fırsatı bulan İlhan, gazetecilik kariyerinde de dikkat çekici bir ivme yakaladı. Demokrat İzmir Gazetesi’nde Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlık görevlerinde bulunarak, Türk basınında iz bırakan bir isim haline geldi. Ankara’da geçirdiği yıllar, onun edebiyat ve gazetecilik kariyerine yeni boyutlar kazandırdı. Attilâ İlhan, edebi eserlerinde kullandığı etkileyici dil ve derinlikli anlatımıyla Türk edebiyatında kendine özgü bir yer edinmiştir. Onun eserleri, okuyuculara yalnızca estetik bir zevk sunmakla kalmaz, aynı zamanda derin toplumsal ve bireysel sorgulamalara da kapı aralar. Attilâ İlhan, bu yönleriyle Türk edebiyatının unutulmaz isimleri arasında yer almaktadır. Atilla İlhan’ın Eserleri Roman Fena Halde Leman Dersaadet’te Sabah Ezanları Haco Hanım Vay O Karanlıkta Biz Allahın Süngüleri-Reis Paşa Gâzi Paşa O Sarışın Kurt Sokaktaki Adam Zenciler Birbirine Benzemez Kurtlar Sofrası Bıçağın Ucu Sırtlan Payı Yaraya Tuz Basmak Şiir Böyle Bir Sevmek Elde Var Hüzün Korkunun Krallığı Ayrılık Sevdaya Dahil Kimi Sevsem Sensin Duvar Sisler Bulvarı Yağmur Kaçağı Ben Sana Mecburum Bela Çiçeği Yasak Sevişmek Tutkunun Günlüğü Deneme Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler Abbas Yolcu Öykü Yengecin Kıskacı Cumhuriyet Söyleşileri Dönek Bereketi Yıldız, Hilâl ve Kalpak Bir Sap Kırmızı Karanfil Ufkun Arkasını Görebilmek Sultan Galiyef Attilâ İlhan’ın Defteri Sosyalizm Asıl Şimdi Aydınlar Savaşı Kadınlar Savaşı Faşizmin Ayak Sesleri Sağım Solum Sobe Ulusal Kültür Savaşı Gerçekçilik Savaşı Batı’nın Deli Gömleği “İkinci Yeni” Savaşı Anılar Hangi Edebiyat Hangi Laiklik Hangi Küreselleşme Hangi Sol Hangi Batı Hangi Seks Hangi Sağ Attila İlhan'ın Kaç Tane Eseri Vardır? Türk edebiyatının önemli isimlerinden Attila İlhan, çok yönlü bir yazardı. Şiir, roman, deneme ve senaryo gibi farklı türlerde eserler verdi. Attila İlhan'ın 50'den fazla eseri vardır. Bu eserler arasında "Sisler Bulvarı", "Kurtlar Sofrası" ve "Hangi Seks" gibi ünlü kitapları bulunur. Attila İlhan'ın Kaleminden Çıkan İlk Yapıt Hangisidir? Attila İlhan'ın yazınsal yolculuğu 1940'ların ortalarında başladı. İlk şiir koleksiyonu olan "Duvar", şairin kendi çabalarıyla 1948'de okuyucuyla buluştu. İlhan'ın özgün tarzının ilk belirtilerini taşıyordu. "Duvar", yazarın şiirsel yaklaşımının temellerini oluşturduğu ve gelecekteki eserlerine yol açtığı önemli bir çalışma olarak kabul edilir. Atilla İlhan Şiirleri BEN SANA MECBURUM Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin.. ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felaketim olurdu ağlardım ne vakit maçka\'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgar aklımı alırdı sessizce bir cigara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felaketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felaketim olurdu ağlardım AYSEL GİT BAŞIMDAN aysel git başımdan ben sana göre değilim ölümüm birden olacak seziyorum hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim aysel git başımdan istemiyorum benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün dağıtır gecelerim sarışınlığını uykularımı uyusan nasıl korkarsın hiçbir dakikamı yaşayamazsın aysel git başımdan ben sana göre değilim benim için kirletme aydınlığını hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Islığımı denesen hemen düşürürsün gözlerim hızlandırır tenhalığını yanlış şehirlere götürür trenlerim ya ölmek ustalığını kazanırsın ya korku biriktirmek yetisini acılarım iyice bol gelir sana sevincim bir türlü tutmaz sevincini aysel git başımdan ben sana göre değilim ümitsizliğimi olsun anlasana hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim sevindiğim anda sen üzülürsün sonbahar uğultusu duymamışsın ki içinden bir gemi kalkıp gitmemiş uzak yalnızlık limanlarına aykırı bir yolcuyum dünya geniş büyük bir kulak çınlıyor içimdeki çetrefil yolculuğum kesinleşmiş sakın başka bir şey getirme aklına aysel git başımdan ben sana göre değilim ölümüm birden olacak seziyorum hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim aysel git başımdan seni seviyorum AĞUSTOS ÇIKMAZI Beni koyup koyup gitme, n\'olursun Durduğun yerde dur Kendini martılarla bir tutma Senin kanatların yok Düşersin yorulursun Beni koyup koyup gitme, n\'olursun Bir deniz kıyısında otur Gemiler sensiz gitsin bırak Herkes gibi yaşasana sen İşine gücüne baksana Evlenirsin, çocuğun olur Beni koyup koyup gitme, n\'olursun Elimi tutuyorlar ayağımı Yetişemiyorum ardından Hevesim olsa param olmuyor Param olsa hevesim Yaptıklarını affettim Seninle gelemeyeceğim Attilâ İlhan Beni koyup koyup gitme, n'olursun. SİSLER BULVARI elinin arkasında güneş duruyordu aylardan kasımdı üşüyorduk ağacın biri bulvarda ölüyordu şehrin camları kaygısız gülüyordu her köşe başında öpüşüyorduk sisler bulvarı'na akşam çökmüştü omuzlarımıza çoktan çökmüştü kesik birer kol gibi yalnızdık dağlarda ateşler yanmıyordu deniz fenerleri sönmüştü birbirimizin gözlerini arıyorduk sisler bulvarı'nda seni kaybettim sokak lambaları öksürüyordu yukarda bulutlar yürüyordu terkedilmiş bir çocuk gibiydim dokunsanız ağlayacaktım yenikapı'da bir tren vardı sisler bulvarı'nda öleceğim sol kasığımdan vuracaklar bulvar durağında düşeceğim gözlüklerim kırılacaklar sen rüyasını göreceksin çığlık çığlığa uyanacaksın sabah kapını çalacaklar elinden tutup getirecekler beni görünce taş kesileceksin ağlamayacaksın! ağlamayacaksın! sisler bulvarı'ndan geçtim sırılsıklamdı ıslak kaldırımlar parlıyordu durup dururken gözlerim dalıyordu bir bardak şarapta kayboluyordum gece bekçilerine saati soruyordum evime gitmekten korkuyordum sisler boğazıma sarılmışlardı bir gemi beni afrika'ya götürecek ismi bilmiyorum ne olacak kazablanka'da bir gün kalacağım sisler bulvarı'nı hatırlayacağım kırmızı melek şarkısından bir satır lodos'tan bir satır yağmur'dan iki senin kirpiklerinden bir satır hatırlayacağım seni hatırlatanın çenesini kıracağım limanda vapurlar uğuldayacak