RÛ
Beş yılda silinir mi hiç ellerinin coğrafyası Yalan yoktu dağ gibiydi bakışların gözlerin şefkatten bir nehir Ellerindi saçlarımda yükselen şehir... İşte gün doldu Fotoğraflar söküldü şehrin duvarlarından Çekildi hatıraların her biri bir köşeye Bir tek yokluğunun izi ,kundağının sesi silinmedi anne Rüyalardan medet umdum ,onlara sığındım Ve Bu gece düşüme geldin Ben ağladım ... Kim daha çok sarıldı gece uykunun kollarında? Hangisi daha kuvvetliydi o süt kokulu öpücüklerinin? Takvimlerde yitirilen çocukluğumun adı mıydı gelen seninle? Kaç yüzyılda gidiliyordu bir rüyadan diğerine? Soyulur muydu kabuğu bu kimsesiz hasretin? Yoksa bütün sancısı zarında mıydı ölümünün ? ... Ben büyürken en çok seni tanıdım anne Şimdi duanı... Aklımın yükü sensizlik kalbimin taşıyıcılarını yoran ağır bir ağrı... Yokluğuna düşmüştüm yine bu gece Yaralarım gidişinden birer imzaydı Kutsal kitabımdı şefkatle okşadığın saçlarımın atlası... Ben alışamadım belki de bu ılgın yetimliklere Benim gülmeme engel göğsümde büyüttüğüm özleminin evcil acıları ... Dışarıda yağmur vardı... Ben bir rüya gördüm geceye yağdı... Kokun sindi karanlığa Ben sana sarıldım rüya ağladı... Bu gece düşüme geldin... Ben... Ağladım...