Zihnin Putları
Ne eksikte ararım erdemi, ne aşırılıkta, Kendi mizanımdayım hayatın akışında. Şiar edinerek şüpheyi, Düşünürüm, Her dikte ve zanda. Bir hakikat gizlenir zihin kuytularında, Bin yankı büyür şüphe aynasında. Nice realite çürür dogmalar kıskacında. Tek tek devrilir alfabesiz putlar Mutlak inancın uçurumunda. Rönesans'ın küllerinden doğan akıl, Reform'un çatlağında sarsılan inanç, Postmodern zamanın çıkmazında Kaç parçaya bölünür hakikat, Kaç yalancı takar taç? Çekiç sesleri duyulur zihnin derininde, Kutsalın sütunları çözülür aklın nefesinde. Tanrılar düşer insan ellerinden, Tanrılar doğar küller içinden. Karanlıkta zincirliyse ayaklar, Yansıyan gölgeleri gerçek sanırlar. Kavranmazsa mağaranın alegorisi, Güneş gösterse de ziyasını, Açılmaz insanın kör gözleri. Duvarlarda dans eder yabancı gölgeler, Sanrılardan örülü nice kutsal ezberler. Bir ışık sızar bazen çatlaktan, Dağılır kadim imgeler sahte ideadan. Özgürlük armağan değil bir seçimse, Kim benimser? Diktelerin biçtiği kaderi. Düşünsene... Özünce yaşamak ve Yeni bir ben doğurmak özgürce. Ne eksik ne fazla, ne mutlak ne kesin, Her hükmün ardında saklı bir soru. Haydi devir aynasız putlarını, Anlam kazansın varoluşun.