Zamana küsmeyen mi var?
Eskiyen herşey gibi günler şimdi; Zamanın bağrında koca bir yarık, Kaybolan hayallerin düştüğü bir uçurumun eşiğinde yolcu edilen umutlar. Hiç birşey eskisi gibi olmayacak artık. Ne herhangi bir çocuğun kayıp şekerleri bulunacak, Ne de alt komşu, karşı komşu bıraktığın yerde kalacak. Yabancılaşmış sokaklarda ne aradığını sorup dururken Bulacaksın kendini bir hiçliğin ortasında işte. Bir avuç hatıraya, yarım kalmış bir sevdaya sığınırken, Zamanın hoyrat ellerinde nasılda tükendiğini ömrün, Bir zamanlar sıradan sandığın her günün ne kadar özel olduğunu anlayacaksın. Sandığım ve sandıklarım içinde, Kırık dökük fotoğraflar ve ne çok yarım dilek var. Şuurun kaybolurcasına göreceksin. Zamana küsmeyen mi var? Ya da onunla bir savaşa girmeyen mi ? Mutlak bir geç kalınmışlığın içinde herkesin bir enkazı var. Ve kendine yenildiği koca bir cephe... Bir zamanlar bitsin diye beklediğimiz günlerin Bir daha gelmeyecek oluşuna yanmak, Bir an önce büyüsün istediğimiz çocukluğumuzun ardından ağlamak, Kıyısında yaşlanmış bir yabancı gibi durmak herşeyin... Ne acı daralmış zamanların esiri olmak. Mediha S. U. 20.10.2026