meftun
Çok sessiz, çok yalnız ve çok saçma... Artık çoklar bile çokça. Aslında kendimi bile tanıyamıyorum. O kadar farklı duygular var ki içimde, Ben kimim, kim olmak istiyorum? Bilmiyorum mesala. Daha fazla acı çekmek istemiyorum. Ancak içimde ki bu acı her ne ise, her ne olursa olsun geçmiyor. Geçsinsin de istemiyorum. Kimsenin beni tanımadığı yerlere gitmek, Hafızamı tamamen silmek istiyorum. Her şeyi unutmak hatta. Yeni birileriyle de tanışmak istemiyorum artık. Temelli susmak ve birşeyleri açıklamak zorunda kalmamak istiyorum. Biliyor musun? Ben hem ölmek istiyorum, Hem de sonsuza kadar yaşamak. Böyle arafta işte. Sonra... Sonra konuşmak istiyorum birileriyle, Bir şeyler anlatmak, saatlerce susmadan... Gizlenmeden, kaçmadan... "Beni anlayın" diye bağırmak istiyorum. Böyle avazım çıkana kadar bağırmak. Sesimi duyan da olmaz ama ne bileyim işte. Duyurmak istiyor muyum? Bunu da bilmiyorum... Atlamak istiyorum yüksek bir binadan öyle, Boğulmak istiyorum denizin derinliklerinde, Kafama sıkmak istiyorum, Beynimi parçalara ayırmak hatta. Belki bu kadar düşünmekten vazgeçerim. Bir de son kez gülümsemek istiyorum, Bu sefer gözlerim dolmadan ama. Huzuru çekip ciğerlerime, Gözlerimden fışkırsın istiyorum. Bu sessizlik yoruyor beni! Hem boşluktayım canım yanıyor, Hem de hiç bir şeyi umursamıyor gibiyim. Elbette herşey geçiyor bir şekilde. Ancak hem dokunsalar ağlayacak kadar zayıf, Hem de dünyaları karşıma alacak kadar güçlüyüm. Hem intihar edecek kadar korkak, Hem de pes etmeyecek kadar cesurum. Nedenler, bahaneler aramıyorum artık. Çözümleri de bıraktım bir kenara üstelik. Mutlu olduğumu bir türlü hissedemiyorum. Aynaya bakıp gülümsemeye çalışıyorum, Gözlerim doluyor. Kendimi tutamıyorum. Öylece bırakmak istiyorum. Herşeyi, herkesi, en çokta kendimi. Zaten çokta bir şeyim yok. Anla işte gitmek istiyorum. İçimde barındırdığım herşeyden, her histen kurtulmak istiyorum sadece...