Vuslatın Ahengi
Cemâlin âfitâbı yerden yere vuruyor, Varlığınla tüm güller utancından soluyor. Zâhirin aklıma düştü bu gece, Sinemden oluk oluk sevdan akıyor, Sanki seni anlatıyor dökülen her bir hece, Lâl olmuş dilim, yüreğim konuşuyor, Güneş bile senden alıyor ışığını, Ay çehrene meftun ben ise yüreğine, Gecem ışığına muhtaç, gündüzüm sıcağına, Gözlerin ışığım olsun, yüreğin sıcağım, Kederler veda etsin silinsin nazarımda. Her kelimen güllere ab-ı hayat sunuyor, Sanki bütün kâinat sana meftun yanıyor. Bahadâr cümlelerin yüreğime azıktır, Sesin titretiyor gönlümün tellerini, Yeniden bahar geliyor hayatıma, Yeniden doğuyorum sanki cennetin bağrına, Gökkuşağı taç olmuş başında konaklarken, Gözlerim eşsiz zevahirine dalıyorken, Aşk telleri beste yapar oldu yüreğimde, Yalnız isminle ritim tutuyorum gönül evimde. Sevdan ile yüreğim nice kederi yendi, Kalk ayağa kelâmsız, beklenen aşkın geldi. Gözler afakta, yürek vuslata hasret, Yeterki sen ol ahirim sana gelsin tüm yollar, İşlemez yüreğime ne gam, ne keder, ne de kasvet, Sana ulaşıyor gâyrı şehrimin çıkmazları, Sen olup can buluyor karşımda, Güzellikler, esenlikler, dualarımın karşılığı.. Gönül ocağımda aşkın ateşi, Sevdan ile harlanır, kor olup yakar, Meyus, çirkin, nahoş düşünceleri. Ve ben; Sevdan ile aşka ulaşıp, şükrü edâ ederken, İmanım senle tamamlansın diye, Seccademe yaslayıpta alnımı, Gözyaşlarıma rahmeti sığdırıp, Seni diliyorum, Dualara karşılık veren aşkın sahibinden... @Güşta