...
Gönül denen bir şehir ki, ten ile can arasında Binası yükselir arşa, yer ile gök arasında Uğradım o şehre, gördüm ki harap olmuş Mimar temelin atmış, virân ile nihân arasında Taşını aşktan yontmuşlar, harcıysa gözyaşı Bir ulu mabet dikilmiş ki, kahr ile ihsan arasında Nefis diler ki yıka bu şehri, talan eyleye Ruh tutar surların burcunu, hayr ile şer arasında Çarşısında satılan şey ne akçedir ne altın Can verirler bir nâzara, ziyan ile kâr arasında Sultanı görünmez gözle, amma ki hükmü yürür Her kapıda bir nöbetçi, korku ile ümit arasında Eyyüb der ey gafil, bu şehri senin mi sandın Usta yapar sen bakarsın, ayan ile beyan arasında…