Asral Seyahat

Uyku tutmaz,  Kabus bırakmaz.  Bir yerdeyim.  Gitmem lazım.  Gideceğim. Şimdi tek tek uğrayıp bütün anılara,  Başa alacağım tüm filmi.  Sen de izle.  En ön sıradan izleteceğim. Gideceğim, o her şeyin başladığı sokağa—  Ve önünden geçmeyeceğim.  Bir şekilde  Sileceğim beni ilk gördüğün sahneyi.  Boşalacak içi senelerin Çünkü ben doluyum. Aylarca gözünü ayırmadığını değil,  Aylarca görmediğini hatırlayacağım. Şimdi gideceğim, hazırladığım partine.  Ve üfleyeceğim senden önce tüm mumlarını.  O konfeti de patlamak istememişti zaten.  Ama ben patlayacağım.  O şarkı bir türlü doğru zamanda çalamamıştı.  Yanlışların doğruluğuna inanacağım. Şimdi gideceğim,  Islanmayayım diye ceketini şemsiye yaptığın o yağmurlu güne.  Kurtulacağım tüm kalkanlardan.  Islanacağım.  Üşüyüp hasta olacağım hatta.  Yine de—  Bu günden daha az hasta,  Daha az sırılsıklam  Atlatacağım. Şimdi gideceğim,  Düştüğümde kaldırdığın o bahçeye.  Düşeceğim.  Ve tutmayacağım o eli.  Benim dizlerim acımaz.  Ağrı eşiği yüksek bedenimin,  Acı eşiği düşük ruhu.  Benim dizelerim acır.  Bunu unutmayacağım. Şimdi gideceğim,  Bana eşlik ettiğin hastane koridorlarına.  Ama bu kez—  Senden değil, tensten daha çok elektrik alacağım.  Nasıl ki tutunmam yasaksa duvarlara,  Rengârenk duvarım,  Sana da tutunmayacağım. Şimdi gideceğim,  Bana zorla yemek yedirdiğin her masaya.  “Yeter,” diyeceğim.  Artık yemem bu sevgiyi.  Hem,  Faydasız ağırlıklar mı toparlayacak beni?  Olur da zorlarsan—  Üzerine kusacağım. Gideceğim,  Gözyaşlarımı sildiğin her ana.  Gözümden düşen sen olacaksın bu sefer.  Silen ben.  Tıpkı o gün gibi...  Sen birikmeden içimde,  Sen dolmadan gözlerime,  Düştüğün anda  Seni ta en başta, hiç düşünmeden sileceğim. Ve gideceğim o güne.  Kendimi hiç yormayacağım.  Durduğunu fark edip tamir etmediğin saatler...  Belki de bunu daha farklı düşünmelisin.  Çöp deyip toplamadığın her şey,  Akrebin iğnesinden korunmak içindi.  Ama merak etme,  Ben bunları hiç anlatmayacağım. Sona vardığımda  Gitmiş olacağım bütün anılardan.  Bir yem atıp geceye uykuyu yakalarsam,  Onu bir battaniye gibi saracağım tüm boşluklarıma.  Yoksa ölebilirim anı kaybından.  Hem,  Belki biraz uyurum.  Belki çokça uyanmam. -Asral