PARSA

Farkında mısın artık eskisi gibi o çocukça telaş yok gözlerinde Eskiden bir haber beklerken yollara düşerdi bakışların; Şimdi bir bir düşen düşlerine pansuman yapıyorsun. Bir masalın son perdesi, gişedeki son bilet Zaman takır takır yüzüne saydırıyor unutulmuşluğu Hani hatırlar mısın, komşunun çocuğunu dövmüşlerdi de Sen haydar'ı kaptığın gibi mahalle abiliğine soyunmuştun. Çakı gibi delikanlıydın da, onun belinde küte varmış. Ama mesele onu taşımak değil, kullanacak yüreğe sahip olmaktı Alnını namluya dayayışını hala hatırlıyorum. Velet sanki namluyu sana değil de kendine doğrultulmuş hissetmişti Ulan aslan yelesi eksikti bir tek omuzlarında. Omuzların öz babalığı tatmamıştı daha, Onu ilk kez konserde görmüştün, adı Melodi Edebiyatın ayrılmaz parçasıydık bilgisi ben, o dil Bir gün dedi ki benim için gökyüzünden yıldızları çal hadi Ne kadar yükseldiysek o kadar sert düştük aşk artık dar kabir. Kızım ve ben kaldık geriye, cesaretin esareti esamesiz Matematik ortaya çıktı, yarım elma etmezmiş bir tanesi Nadire'nin badiresi babasından bağ dilesin. Gördüğüm kalabalık insan değilmiş ha bire sirk Bir ömür gönül verdim, herkes tapuya kadastro oldu. Ben kalbimi açtıkça birileri kapı numarası sordu. Bir evin hayalini kurdum, herkes arsasını hesapladı. Ben bir ömürlük sevda aradım, onlar ömürlük hisse parsası Parmaksız Piyanist