rojbubate pirozbe
Nasıl sığdıralım seni kutlamalara Hangi pasta, hangi mum dindirir o içimizdeki yangını? Sen ki gözlerinde Paris’in gri sisini, Yüreğinde Melih Cevdet’lerin, Nazım’ların ahını taşıyan O asi çocuktun. Bize "başkaldırı"yı öğrettin, "Ağladıkça" çoğalmayı, "Kum Gibi" bu düzenin dişlileri arasında ezilmeyi ama asla boyun eğmemeyi! Bugün doğum gününse eğer, Şehirde sirenler çalmalı, Bütün sokak lambaları sabaha kadar yanık kalmalı, Ve herkes ellerini cebine sokup, O en koyu yalnızlığıyla yüzleşmeli. Çünkü sen bu ülkenin en büyük utancı, Ama bir o kadar da en gururlu yarasısın. İyi ki doğdun diyorum... Diyemiyorum da, içim acıyor. Çünkü sen bu coğrafyaya fazla gelen, Kıymeti mezar taşında anlaşılan bir devrimdin. Rahat uyu orada, o uzak toprakta; Çünkü burada, senin adın geçtiğinde Hâlâ ayaklanıyor adalet, hâlâ titriyor bu harami düzen!