Yağmurun Unuttuğu İsim
Yağmur, pencerenin yüzünde ağır ağır çoğalırken odanın içi eski bir şarkının susmuş yerine benziyordu. Bir süre hiçbir şey yazmadım. Dışarıda geçen otobüsün sesi masadaki suskunluğu ikiye böldü. Beklemek, saatin yaptığı bir iş değilmiş; kalbin aynı kapıya her gün yeniden bakmasıymış. Anahtarı yerine koydum, kapısı olmayan bir eve ait olsa da. Bazı şeyler açmak için değil, hatırlamak için taşınır.