Eylül Geçerken
Yağmur, pencerenin yüzünde ağır ağır çoğalırken odanın içi eski bir şarkının susmuş yerine benziyordu. Bir süre hiçbir şey yazmadım. Dışarıda geçen otobüsün sesi masadaki suskunluğu ikiye böldü. Vedanın büyüğü küçüğü yok, yalnızca geride bıraktığı eşyanın sesi değişiyor. Fincanın dibinde kalan sıcaklık kadar yakındın. Elimi çekince oda yeniden kendi mevsimine döndü.