Mektubun Son Satırı

Mektubu kapatmadım; rüzgâr okuyup da adresini bulur diye masada açık bıraktım. Elimde kalan küçük ayrıntıları topladım: bir bilet, yarım tarih, solgun bir koku. Hiçbiri seni anlatmadı; hepsi seni çağırdı. Beklemek, saatin yaptığı bir iş değilmiş; kalbin aynı kapıya her gün yeniden bakmasıymış. Sokağın sonunda dönüp bakmadım. Çünkü bazı vedalar göz göze gelince başlayamaz.